Aranacak kelimeyi girin ve "enter" tuşuna basın.

Abone Ol
E-mail
RSS HABERLERE ABONE OL
MAIL ADRESİNİZ TANIMLANMIŞTIR.
Artık bültenimizi mail adresinizden de takip edebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

İhracat Şekline Göre KDV İstisna ve İade Uygulamaları Hakkında Bilgi Verebilir misiniz

İhracat Şekline Göre KDV İstisna ve İade Uygulamaları

İhracat şekilleri, Ekonomi Bakanlığınca  yayınlanmış olan İhracat Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Yönetmelik, 22.12.1995 tarih ve 95/7623 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan İhracat Rejimi Kararı’na dayanılarak hazırlanmaktadır. Yapılacak ihracat işlemleri, bu yönetmelik ile Ekonomi Bakanlığı tarafından yayımlanacak tebliğler ve ilgililere verilecek talimatlar çerçevesinde yürütülür. 06.06.2006 tarih ve 26190 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan İhracat Yönetmeliği’nde, 12.07.2008 tarih ve 26934 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanan İhracat Yönetmeliği ile değişiklikler yapılmıştır. Aşağıda, bu son düzenlemeler doğrultusunda ihracat şekillerinin her birinin KDV mevzuatı karşısındaki durumu ele alınmaktadır. KDV Kanunu ile ilgili mevzuatta, mal teslimi ve hizmetin ifasının verginin konusuna girdiği ancak 11 ve 12’nci maddelerde ihracata konu mal teslimi ile hizmet ifasının vergiden istisna olduğu belirtilmiştir. KDV Kanunu’nda hizmet ihracına yönelik bu düzenlemeler mevcutken İhracat Yönetmeliği’nde ayrıca bir hizmet ihracı olarak ihracat şekli belirtilmemiştir. Diğer bir deyişle KDV mevzuatında ihracat, mal ve hizmet ihracatı olarak ayrıma tabi tutulmuş, İhracat Yönetmeliği’ndeki ihracat şekilleri olarak ayrıca konu edilmemiştir.

Dahilde İşleme İzin Belgesi Kapsamında Yurtiçi Teslimlerde KDV İstisnası Uygulaması ve KDV İadesi

 

Yeni tebliğ 1 Mayıs 2014 günü yürürlüğe girmiş olup, geçmişte yayınlanmış olan tüm KDV Genel Tebliğleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Bilindiği üzere, KDV Kanunu’nun geçici 17. maddesine göre, dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihraç edilecek ürünlerin imalinde kullanılacak maddelerin dahilde işleme izin belgesine sahip mükelleflere tesliminde KDV Kanunu’nun (11/1-c) maddesinde düzenlenen tecil-terkin kapsamında işlem yapılabilmektedir. Ancak ihracat süresi olarak Kanunun (11/1-c) maddesindeki üç aylık süre yerine dahilde işleme izin belgesinde öngörülen süreler esas alınmaktadır.

Dahilde işleme rejimi kapsamında ihracatın şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde zamanında alınmayan vergi, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edilmektedir.

Geçici 17. madde kapsamında yapılacak teslimler yeni KDV genel uygulama tebliğinin (II) numaralı “İstisnalar” genel başlığı altında yer alan “A-İhracat İstisnası” başlıklı bölümde “9. Dahilde İşleme ve Geçici Kabul Rejimleri Kapsamında İhraç Edilecek Malların Üretiminde Kullanılan Girdilerin Temininde Tecil-Terkin Uygulaması” başlığı altında düzenlenmiştir.

Geçici 17. maddenin uygulanmasına dair mülga 83 numaralı KDV Genel Tebliğinde temel düzenlemeler yapılmış. Daha sonra, 95, 98 ve 120 seri numaralı mülga tebliğler ile söz konusu tebliğde bazı değişiklikler yapılmıştır.

1) DİİB sahibi mükelleflere teslim yapacak mükelleflerin imalatçı olması şartı kaldırılmıştır:

Mülga 95 seri numaralı tebliğde, 03.07.2005 tarihinden itibaren;

- KDV Kanunu’nun 17/1 maddesinde sayılan kurum ve kuruluşların aynı kanunun geçici 17. maddesi kapsamında yapacakları teslimlerde, imalatçı olma şartı aranmayacağı,

 

-Diğer mükellefler tarafından yapılacak teslimlerde ise tecil-terkin uygulanabilmesi için, eskiden olduğu gibi imalatçı olma şartı aranacağı yönünde düzenleme yapılmıştı.

Yeni tebliğin II/A-9.3 numaralı bölümünde ise aşağıdaki düzenlemeye yer verilmiştir:

DİİB sahibi mükelleflere, dahilde işleme rejimi kapsamında ihraç edilecek ürünlerin imalinde kullanılacak maddeleri teslim edecek satıcıların KDV mükellefi olmaları yeterli olup, ayrıca imalatçı olmaları şartı aranmaz

Görüldüğü üzere, ihraç edilecek mamulün üretiminde bir girdi olması koşuluyla, DİİB sahibi mükelleflere KDV mükellefi olan herkes (imalatçı olma şartı aranmaksızın) geçici 17. madde kapsamında teslim yapabilecektir.

2) DİİB sahibi mükelleflerin imalatçı olması şartı aranmayacaktır:

Mülga 83 seri numaralı KDV genel tebliğinde, geçici 17. madde kapsamındaki ihraç kaydıyla teslimlerden doğan terkin ve iade işlemlerinin yapılabilmesi için, tecil-terkin kapsamında satın alınan maddelerle imal edilen malların süresi içinde ihraç edildiğinin Yeminli Mali Müşavirlerce düzenlenecek bir raporla tespit edileceği hüküm altına alınmıştı.

Yeni KDV genel uygulama tebliğinin II/A-9.2 numaralı kısmında aşağıdaki düzenlemeye yer verilmiştir:

“3065 sayılı Kanun’un geçici 17 nci maddesi kapsamındaki teslimlerde, tecil-terkin kapsamında işlem yapılabilmesi için alıcıların;

- KDV mükellefi olmaları (yalnızca sorumlu sıfatıyla KDV mükellefiyeti bulunanlar hariç),

- 17/1/2005 tarihli ve 2005/8391 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı1 ile yürürlüğe konulan Dahilde İşleme Rejimi Kararı ile bu Karara ilişkin Tebliğlere uygun "Dahilde İşleme İzin Belgesi" ne (DİİB) sahip bulunmaları,

Dahilde işleme rejimi kapsamında belge almış alıcıların 3065 sayılı Kanunun geçici 17. maddesi kapsamında KDV ödemeksizin mal alımı yapmaları için ayrıca “imalatçı” vasfını haiz olmaları gerekmez.”

3) DİİB sahibi mükellef ürettiği malları yine DİİB sahibi başka bir mükellefe teslim edebilecektir:

Yeni tebliğin II/A-9.1 numaralı bölümünde aşağıdaki düzenlemeye yer verilmiştir:

Dahilde işleme izin belgesi (DİİB) sahibi mükelleflerin, 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında temin ettiği malları kullanarak ürettiği malların DİİB sahibi alıcılara 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında teslimi mümkündür. Ancak, bu kapsamda teslim edilen malların diğer DİİB’nin girdisi mahiyetinde olması ve her bir DİİB’nin dahilde işleme mevzuatına uygun olarak kapatılması gerekir

 

Buna göre DİİB sahibi bir mükellef, geçici 17. madde kapsamında girdi temin ederek ürettiği bir mamulü DİİB sahibi başka bir mükellefe, bu mükellefin DİİB’li üretiminde kullandığı bir girdi olması koşuluyla teslim edebilecektir.

Bu kapsamda teslim edilen mallara dair her bir DİİB’nin dahilde işleme mevzuatına uygun olarak kapatılması gerekecektir.

4) Geçici 17. madde kapsamında iadesi talep edilebilecek KDV tutarının hesaplanması:

Mülga KDV genel tebliğleri uyarınca, geçici 17. madde kapsamında yapılan teslimler nedeniyle tahsil edilmeyen KDV için tecil-terkin veya iade uygulamasının KDV Kanunu’nun 11/1-c maddesi kapsamında yapılacağı düzenlenmişti. Dolayısıyla, ihraç kayıtlı teslimi yapan mükellef KDV beyannamesinde yer alan devreden KDV durumunda geçici 17. madde kapsamında yaptığı ihraç kayıtlı teslimler nedeniyle “hesaplayıp tahsil etmediği” KDV tutarını iade olarak talep edebiliyordu.

Yeni tebliğin II/A-9.1 numaralı kısmında aşağıdaki düzenlemeye yer verilmiştir:

3065 sayılı Kanunun geçici 17. maddesi kapsamında teslimde bulunan DİİB sahibi mükellefin iadesini talep edeceği KDV tutarı, ihraç kaydıyla teslim nedeniyle hesaplayıp tahsil etmediği KDV tutarından, bu malların üretimi için 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında temin ettiği mallar nedeniyle ödemediği KDV tutarı düşüldükten sonra kalan tutardan fazla olamaz. Ayrıca bu kapsamda yapılan işlemlerde, imal edilen mallar ihraç edilmeden herhangi bir iade işlemi yapılamaz.”

Buna göre, geçici 17. madde kapsamında mal alan ve yine aynı madde kapsamında mal teslim eden bir mükellef, iade KDV tutarını hesaplarken, ihraç kayıtlı teslim nedeniyle hesapladığı ancak tahsil etmediği KDV tutarından, ihraç edilen malların üretiminde kullanılan mallar için ödemediği KDV tutarını mahsup edecek, kalan fark var ise iade KDV olarak talep edebilecektir.

5) İhracatın Belgede Öngörülen Süre ve Şartlara Uygun Olarak Yapılmaması:

Bu konu mülga tebliğlerde KDV Kanunu’nun 11/1-c maddesine atıf yapıldığı için zımnen işlenmişken, yeni tebliğde konu ayrı bir başlık altında ve daha detaylı açıklanmıştır.

DİİB sahibi mükelleflere yapılan teslimlere ilişkin tecil edilen KDV’nin terkini için belge sahibi tarafından üretilen malın ihracatçı tarafından belge süresi (uzatılan süreler dahil) içinde ihracatı gerçekleştirilmiş olmalıdır.

Tecil-terkin uygulaması kapsamında satın alınan maddelerden üretilen malların izin belgesinde öngörülen süre ve şartlara uygun olarak ihraç edilememesi halinde, zamanında alınmayan vergi, tecil tarihinden itibaren vergi ziyaı cezası da uygulanmak suretiyle gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edilecektir.

Bu çerçevede; belge sahibi alıcının tecil-terkin sistemine göre KDV ödemeden temin ettiği malları kanuni süresinde ihraç edemeyeceğini belirterek bağlı olduğu vergi dairesine başvurması halinde, tahsil edilmeyen KDV tutarı dikkate alınmak suretiyle bağlı bulunduğu vergi dairesi tarafından alıcı adına gerekli tarhiyat yapılacaktır.

Bu durumun satıcı tarafından öğrenilmesi halinde ise satıcının yaptığı teslime ve belge sahibi alıcıya ait bilgileri kendi vergi dairesine vermesi, vergi dairesinin de daha önce tahsil

 

edilmemiş KDV’nin 3065 sayılı Kanunun geçici 17. maddesine göre tahsil edilmesini teminen belge sahibi alıcının vergi dairesine bildirmesi üzerine alıcının bağlı bulunduğu vergi dairesi tarafından alıcı adına gerekli tarhiyat yapılacaktır.

Belge sahibine tecil-terkin uygulaması kapsamında teslimi yapan satıcının, bu teslimlerine ilişkin terkin ve iade işlemleri genel hükümler çerçevesinde yerine getirilecektir.

DİİB sahibi mükelleflerin ihraç kaydıyla aldıkları malları ihraç edememeleri ya da süresinden sonra ihraç etmeleri durumunda, belge kapsamında ihraç kaydıyla yapılan söz konusu teslim, ihraç kaydıyla teslim olmaktan çıkar ve mahiyet itibarıyla yurtiçi mal teslimine dönüşür. Bu durumda, daha önce DİİB sahibi mükellef tarafından indirim konusu yapılamayan KDV tutarı, ihraç kaydıyla teslim edilen malların ihracatı için öngörülen sürenin dolduğu tarihi izleyen günü içeren vergilendirme döneminde bu vergilendirme dönemini içerisine alan takvim yılı aşılmamak kaydıyla) indirim hesaplarına alınmak suretiyle indirim konusu yapılabilecektir. Malların ihraç edilmesi durumunda ise indirim hesaplarına alınan bu tutarlar ihracattan kaynaklanan KDV iade taleplerinde iade hesabına dâhil edilebilecektir.

6) İade taleplerinin yerine getirilmesi:

DİİB sahibi mükelleflere ihraç kaydıyla yapılan teslimlerden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranacaktır:

- Standart iade talep dilekçesi,

- İhraç kaydıyla teslim faturaları veya listesi,

- Gümrük beyannamesi veya listesi,

- DİİB onaylı örneği,

- KDV Kanunu’nun geçici 17. maddesi uygulamasında aranan, satıcı veya alıcılar nezdinde düzenlenmiş olan özel amaçlı YMM raporu,

- İhraç kaydıyla teslimin yapıldığı döneme ait indirilecek KDV listesi.

DİİB sahibi mükelleflere ihraç kaydıyla yapılan teslimlerden kaynaklanan mahsuben iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilecektir.

DİİB sahibi mükelleflere ihraç kaydıyla yapılan teslimlerden kaynaklanan ve 5.000 TL’nı aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilecektir. İade talebinin 5.000 TL’nı aşması halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilecektir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilecek ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülecektir.

7) DİİB kapsamında “eşdeğer eşya” teslimlerinin tecil-terkin kapsamında yapılabilmesi mümkün hale gelmiştir:

Yeni tebliğin II/A-9.4 numaralı ve “Uygulama Kapsamında Teslim Edilebilecek Mallar” başlıklı bölümünde aşağıdaki yeni düzenlemeye yer verilmiştir:

 

Dahilde işleme rejimi kapsamında alınan maddelerin, işlendikten sonra elde edilen mamul mal içerisinde ihraç edilmesi esastır. Önceden satın alınan maddeler kullanılmak suretiyle vücuda getirilen ve söz konusu rejim kapsamında ihraç edilen malların bünyesine giren maddelerin (eşdeğer eşya) belge kapsamında olsa dahi sonradan belge sahiplerine tesliminde veya ithalinde KDV tahsil edilmeksizin işlem yapılması mümkündür. Ancak bu uygulama kapsamında DİİB sahibi mükellefin veya ihracatçının iade talebi DİİB kapatılmadan yerine getirilmez

Düzenlemede de yer verildiği üzere, DİİB kapsamında alınan maddelerin, işlendikten sonra elde edilen mamul mal içerisinde ihraç edilmesi esastır. Ancak, bazı durumlarda önceden satın alınan maddeler kullanılmak suretiyle dahilde işleme rejimi kapsamında ihracat yapılmış olabilir. Buna dahilde işleme rejiminde ihraç edilen mamul bünyesinde “eşdeğer eşya” kullanımı denilmektedir. Yeni tebliğ ile getirilen düzenlemeye göre, ihraç edilen malın bünyesine giren maddelerin DİİB kapsamında olsa dahi sonradan belge sahiplerine tesliminde veya ithalinde KDV tahsil edilmeksizin işlem yapılmasının mümkün olduğu açıklanmıştır. Ancak bu uygulama kapsamındaDİİB sahibi mükellefin veya ihracatçının iade talebi DİİB kapatılmadan yerine getirilmeyecektir.

 

Ön izne bağlı ihracat: İhracı uluslararası anlaşma, kanun, kararname ve ilgili sair mevzuat uyarınca belli bir merciin ön iznine bağlı malların ihracatında, ilgili mercilerden ön izin alındıktan sonra ihracat mevzuatı hükümleri uygulanır. KDV Kanunu’nun 32’nci maddesinde, yüklenilen vergilerin indirilebileceği, indirilemeyen kısmın iade edileceği hüküm altına alınmıştır. Tam istisna kapsamında kanununun 11’inci ve 12’inci maddeleri ile mal ihracı mahiyetinde olup KDV istisnasına tabidir.

Kayda bağlı ihracat: İhracı kayda bağlı mallar, Ekonomi Bakanlığınca yayımlanacak tebliğ ile belirlenir. İhracı Kayda Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ kapsamındaki malların ihracından önce gümrük beyannamelerinin İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğince kayda alınması gerekir. İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğince kayda alınmış gümrük beyannamesinin gümrük idarelerine sunulma süresi, İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nin onay tarihinden itibaren uzatılmamak üzere otuz gündür. Ancak ülkemiz ihraç ürünlerine miktar kısıtlaması uygulayan ülkelere yapılan, kısıtlama kapsamındaki malın ihracına ait kayıt meşruhatı düşülerek onaylanmış gümrük beyannamelerinin gümrük idarelerine sunulma süresi, otuz günden daha kısa veya daha uzun olarak Ekonomi Bakanlığınca belirlenebilir.

Tam istisna kapsamında KDV Kanunu’nun 11’inci ve 12’inci maddeleri ile mal ihracı mahiyetinde olup KDV istisnasına tabidir.

Konsinye ihracat: Konsinye ihracat başvuruları ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’ne yapılır. Madde ve/veya ülke politikası açısından Ekonomi Bakanlığınca getirilebilecek düzenlemeler kapsamındaki mallarla ilgili konsinye ihraç talepleri Ekonomi Bakanlığın  görüşü alındıktan sonra, bunun dışında kalan mallara ilişkin talepler ise doğrudan İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğince sonuçlandırılır. İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğince konsinye ihracat olarak onaylanmış gümrük beyannamelerinin otuz gün içinde gümrük idarelerine sunulması gerekir. İhracatçılar, konsinye olarak gönderilen malların kesin satışının yapılmasından sonraki otuz gün içinde durumu, kendileri tarafından düzenlenmiş kesin satış faturası veya örneği ve gerekli diğer belgeler ile birlikte izni veren İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’ne bildirir. Konsinye olarak gönderilen malın ihraç tarihinden itibaren bir yıl içinde kesin satışının yapılması gerekir. Bu süre, haklı ve zorunlu nedenlere istinaden müracaat edilmesi halinde, izni veren İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğince iki yıl daha uzatılabilir. KDV açısından henüz bir satış kesinleşmemiş olup, konsinye olarak teslimde mal ihracı olmadığından KDV ye tabi olmayacaktır. Kesin satışının gerçekleştiği tarihte tam istisna kapsamında KDV Kanununun 11’inci ve 12’inci maddeleri gereği mal ihracından KDV istisnasına tabi olacaktır.

Yurt dışı fuar ve sergilere katılım ve ihracat: Ülkemizi temsilen katılanacak uluslararası yurt dışı fuar ve sergiler Ekonomi Bakanlığı  tarafından belirlenir. Uluslararası ticari fuarlara ve sergilere gerek ülkemizi temsilen ulusal düzeyde, gerekse bireysel olarak katılacak firma ve kuruluşlarca yurt dışına gönderilecek bedelli veya bedelsiz mallar ile yurt dışında düzenlenecek bilim, sanat, kültür veya tanıtım amaçlı fuar/sergi, konferans, seminer gibi etkinliklere kişi veya kuruluşlarca gönderilecek bedelli veya bedelsiz malların yurt dışına çıkışıyla ilgili başvurular doğrudan ilgili gümrük idarelerine yapılır. Gümrük idareleri söz konusu malların yurt dışına çıkışı için yapılan talepleri ilgili mevzuat çerçevesinde inceleyip sonuçlandırır. Gümrük idareleri, yukarıda belirtilen amaçlarla yurt dışına çıkışına izin verdikleri bedelli ve/veya bedelsiz mallar (bilim, sanat, kültür, tanıtım amaçlı fuar/sergi hariç) ile ilgili gümrük beyannamelerinin onaylı bir örneğini, beyannamenin kapanış tarihinden itibaren, en geç on beş gün içinde firmanın beyan ettiği İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’ne gönderir. Uluslararası ticari fuar ve sergilerde sergilenmek üzere yurt dışına çıkarılan malların kesin satışına ilişkin talepler, geçici çıkışa esas gümrük beyannamesinin İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğince onaylanmasını müteakip gümrük idarelerince sonuçlandırılır. Gümrük idareleri, özel organizatör kuruluşların ülkemizi temsilen ulusal düzeyde katılacağı ticari nitelikli fuarlarda ve sergilerde, yürürlükteki Yurt Dışında Fuar Düzenlenmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Tebliğ hükümleri gereğince, organizatör kuruluşa Ekonomi Bakanlığınca (İhracat Genel Müdürlüğü) verilmiş olan “Yeterlilik Belgesi” veya “Geçici Yeterlilik Belgesi” (kamu ve meslek kuruluşları ile vakıflarca düzenlenen fuarlarda bahse konu belgeler aranmaz) ile birlikte ilgili fuarın ulusal katılım organizasyonunun söz konusu kuruluşça yapılmasının onaylandığını gösterir uygunluk yazısını ararlar. Yukarıda belirtilen hususlar dışında kalan talepler Ekonomi Bakanlığınca incelenip sonuçlandırılır. KDV açısından henüz bir satış kesinleşmemiş olup, malların geçici ihracı söz konusu olduğundan kesin satışının gerçekleştiği tarihte tam istisna kapsamında KDV Kanunu’nun 11’inci ve 12’inci maddeleri gereği KDV istisnasına tabidir.

İthal edilmiş malın ihracı: Gümrük mevzuatı çerçevesinde serbest dolaşıma girmiş yeni veya kullanılmış malın ihracı genel esaslar çerçevesinde yapılır. Ancak, ihracatın desteklenmesine yönelik mevzuat, yatırım mevzuatı ile gümrük mevzuatının mahrecine iade hükümleri saklıdır. Malın teslimi söz konusu olup ancak KDV Kanunu’nun 11’inci ve 12’inci maddeleri gereği tam istisna kapsamında KDV’den istisna olacaktır.

Serbest bölgelere yapılan ihracat: Serbest bölgelere yapılacak ihracat, ihracat mevzuatı hükümlerine tabidir. Ancak dahilde işleme rejimi, KDV uygulamaları ve Türkiye İhracat Kredi Bankası uygulamalarına dair mevzuat hükümleri saklıdır. Serbest Bölgelere gönderilen malların gümrük beyannamesi veya serbest bölge işlem formu ile teslimi halinde KDV Kanunu’nun 11 ve 12’nci maddelerine göre tam istisna kapsamında KDV’den istisna olacaktır. İlgili mevzuat gereği hizmet ihracına ilişkin Türkiye’den Serbest Bölgelere verilen (Fason hariç) hizmetlerde istisna söz konusu değildir.

Diğer ihracat şekilleri ve transit ticaret: Kayda bağlı ihracat, bedelsiz ihracat, savunma sanayii dışındaki alanlarda offset kapsamında yapılacak ihracat ile yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik kapsamında yapılacak ihracata ilişkin usul ve esaslar Ekonomi Bakanlığınca belirlenir.

Bedelsiz ihracat: Karşılığında yurt dışından bir ödeme yapılmaksızın, yurt dışına mal çıkarılmasıdır. Bedelsiz ihracatta, gümrük mevzuatı uyarınca gümrük beyannamesi düzenlenmesi gereken hâllerde gümrük beyannamesinin tescil edilmiş olması gerekir. Ekonomi Bakanlığınca Bedelsiz İhracata İlişkin Tebliğ (İhracat 2008/12) 12.07.2008 tarih ve 26934 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.

İhracatın gümrük beyannamesi ile gerçekleşmesi durumunda malın teslimi KDVK 11 ve 12’nci maddelerine göre tam istisna olup KDV’den istisnadır. KDVK 50 no’lu Genel Tebliği çerçevesinde bir teslim olması halinde (Eşantiyon, numune ve promosyon) GVK 40/1 e göre bedellerinin gider yazılması mümkün olacaktır. Bu mallara ilişkin yüklenilen KDV’de, KDVK 11 ve 12’nci maddeleri kapsamında istisna hükümleri doğrultusunda iadeye tabi olacaktır. Ancak Yabancı Yardım Kuruluşları’na yapılan bedelsiz teslimler, KDVK 17’nci madde hükümlerine göre kısmi istisna kapsamında değerlendirilecek olup, bu mallar için yüklenilen KDV’nin KDVK 30/a maddesi gereği indirim yapılmayıp gider yazılması gerekecektir. Her hangi bir iade söz konusu olmayacaktır.

Yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik kapsamında yapılacak ihracat: Türkiye’den yurt dışına yapılan işte kullanılmak üzere kesin olarak götürülen madde, malzeme, makine ve ekipmanlar ile personele ilişkin götürülen yeme içme ve giyim malzemeleri tam istisna kapsamında ve KDV Kanunu’nun 11’inci ve 12’nci maddeleri ile mal ihracı mahiyetindedir. KDV istisnasına tabidir. Geçici olarak yurt dışına götürülen makine ve ekipmanlar istisna kapsamında değildir. Götürülen makine ve ekipmanlar yurt dışında sonradan satışı gibi durumlarda yurda getirilmemesi halinde veya süre bitiminde kanunun 11’inci ve 12’nci maddeleri gereği tam istisna kapsamında olacaktır. Yurt dışına yapılan Teknik Müşavirlik Hizmetleri, hizmetten yurt dışında faydalanıldığından KDVK 11/1-a maddesi gereği hizmet ihracı olup tam istisna kapsamında KDV’den istisna olacaktır.

Ticari kiralama kapsamında geçici ihracat: Ticari kiralama yoluyla yapılacak ihracat talepleri, kiracı firma veya kuruluşla yapılan sözleşmenin aslı veya noter tasdikli örneği ile sözleşmenin yeminli tercümanca yapılmış olan Türkçe tercümesi; kiraya verilen eşyanın motorlu kara nakil vasıtası olması durumunda ise ayrıca bahse konu aracın motorlu araç tescil belgesinin bir örneği ile birlikte, çıkış işlemlerinin yapılacağı Gümrük Müdürlüğü’ne yapılır. Gümrük Müdürlüğü tarafından onaylanan beyanname izin hükmündedir. Ticari kiralama konusu eşyanın mülkiyetinin kiraya verene ait olmaması durumunda, eşyanın mülkiyetinin başkasına ait olduğuna ilişkin noterde tanzim ettirilmiş muvafakatname ibraz edilir. Ticari kiralama konusu eşyanın, finansal kiralama yoluyla elde edilmiş olması durumunda, söz konusu eşyanın finansal kiralama yoluyla elde edildiğine ilişkin kiralayan ile kiraya veren arasında yapılan sözleşme ve kiralayan kişi tarafından noterden tanzim ettirilmiş muvafakatname ibraz edilir. Ticari kiralama yoluyla yapılacak ihracat gümrük mevzuatı hükümlerine tabidir. Malın teslimi kapsamında olmayıp, kiralanması söz konusu olduğundan hizmet ihracı olarak değerlendirilmelidir. Hizmetten yurt dışında faydalanıldığından KDVK 11/1-a maddesi gereği tam istisna kapsamında KDV’den istisnadır.

Transit Ticaret: Transit Ticaret, yurt dışında veya serbest bölgede yerleşik bir firmadan ya da antrepodan satın alınan malın, ülkemiz üzerinden transit olarak veya doğrudan doğruya yurt dışında veya serbest bölgede yerleşik bir firmaya ya da antrepoya satılmasıdır. Uluslararası anlaşmalarla ticareti yasaklanmış mallar ile Ekonomi Bakanlığının madde politikası itibariyle transit ticaretinin yapılmasını uygun görmediği mallar transit ticarete konu olamaz. İthalat ve ihracat yapılması yasaklanmış ülkelerle transit ticaret yapılamaz. Transit Ticarete ilişkin söz konusu malın serbest dolaşıma girmemesi koşulu ile yurt dışına satışı durumunda KDVK 6/a hükmü gereği verginin konusuna girmeyecektir. İstisna söz konusu değildir. Bu işleme ilişkin, varsa ödenen KDV, kanunun 30/a maddesi gereği indirim konusu yapılamayacaktır.

Takas ve bağlı muamele: Takas, ihraç veya ithal edilen mal veya hizmet bedelinin, kısmen veya tamamen mal, hizmet veya döviz ile karşılanması, bağlı muamele, ikiden fazla taraf arasında yapılan takas işlemidir. Takas ve bağlı muamele işlemleri yürürlükteki ihracat ve ithalat rejimleri çerçevesinde yürütülür. Malın teslimi söz konusu olduğundan KDVK 11’inci ve 12’inci madde hükümlerine göre tam istisna kapsamında KDV’den istisna olacaktır.

Yurt dışına e-ticaret: Yurt dışına e-ticaret kapsamındaki mal ihracıyla ilgili işlemler, dış ticaret ve gümrük mevzuatı hükümlerine tabidir. Malın teslimine ilişkin Gümrük Mevzuatı çerçevesinde gümrük beyannamesi düzenlenmesi koşulu ile KDVK 11’inci ve 12’nci madde hükümlerine göre tam istisna kapsamında KDV’den istisna olacaktır.

Türkiye’de ikamet etmeyen yolcuların yurt dışına götürdükleri mallar: KDVK’nun 11/2 maddesinin verdiği yetki ile Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan tebliğlerle iki şekilde düzenlenmiştir. Yolcu beraberi eşya ihracı ve bavul ticaretidir. KDVK Genel Tebliğleri 43, 61 ve 11.07.2008 tarih ve 26933 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 110 seri no’lu KDV Genel Tebliği ile gerekli açıklamalar doğrultusunda tam istisna kapsamında KDV’den istisna edilmiştir ve KDV iadesine tabidir. Gümrük antreposuna mal konulması: KDVK 12’nci maddesinde gümrük antreposuna malın teslimi tam istisna kapsamında KDV’den istisna edilmiştir.

Sınır ve kıyı ticareti: Malların tesliminde gümrük beyannamesi veya tahakkuk varakası ile ihracat teslimi kabul edilmektedir. Ayrıca bu işlemler için yetki belgeleri aranılmaktadır. KDVK 11 ve 12’nci maddeleri gereği tam istisna kapsamında KDV’den istisna olacaktır.

Gümrük hattı dışı satış mağazalarına teslimler: Bu tür teslimler ihracat istisnası kapsamında olmayıp kanunun 16/1-c maddesi hükümlerine tabidir. Bu mallara ilişkin yüklenilen KDV’nin KDVK 30/a maddesi gereği indirim konusu yapılmayıp çıkarılarak giderleştirilmesi gerekecektir.

Gemilere mal teslimi: Uluslararası sularda sefer yapan gemilere yapılan ihtiyaçlarına ilişkin mal teslimleri gümrük beyannamesi düzenlenmesi koşuluyla KDVK 11’inci ve 12’nci maddeleri gereği tam istisna kapsamında KDV’den istisna olacaktır. Sonuç olarak; İhracat Yönetmeliği ile ihracat şekilleri yayınlanmış ve yönetmelikle birlikte yayınlanan tebliğler ile ihracatın şekline göre hangi makamdan ve hangi esaslara göre izne tabi olacağı ve nasıl gerçekleştirileceği hüküm altına alınmıştır. KDV Kanunu’nda ise 11’inci ve 12’nci maddelerinde gerekli düzenlemeler yapılarak yayınlanan tebliğlerle KDV’nin istisna ve iadesine ilişkin hükümler belirlenmiştir. Yapılan düzenlemelerde, ihracat şekilleri esas alınmak yerine mal ve hizmet ihracı olmak üzere ele alınmıştır. İstisnanın uygulanacağı başlıklar şöyle sıralanabilir.

A – Mal ihracı B – İhraç kaydıyla teslimler (tecil-terkin) C – Dahilde işleme rejimi kapsamında tecil terkin D – Bavul ticareti E – Yolcu beraberinde eşya ihracatı F – Hizmet ihracı

İhracat Yönetmeliği’nde geçen ticari kiralama, yurt dışı müteahhitlik hizmetleri kapsamında ihracat, konsinye ihracat ve yurt dışı fuar ve sergi alanlarına ihracat gibi ihracat şekilleri KDV açısından geçici ihracat kapsamında değerlendirilmiş ve kesin satışı yapıldığında ihracat istisnası kapsamında kabul edilmiştir. Malın tesliminde gümrük beyannamesi (vb. belgeler) esas alınarak KDVK 11 ve 12’nci maddelerine göre KDV’den istisna edilmiştir. İhracat Yönetmeliği’nde geçen ticari kiralama ve yurt dışı teknik müşavirlik gibi ihracat şekilleri hizmet ihracatı kapsamında değerlendirilmektedir.

İhracat Yönetmeliği’nde geçen transit ticaret yoluyla ihracat ise serbest dolaşıma girmemesi koşulu ile yurt dışına satışı durumunda KDVK 6/a maddesine göre verginin konusu dışında bırakılmıştır. Bu işleme ilişkin varsa ödenen KDV, KDVK 30/a maddesi gereği indirim konusu yapılamamaktadır.

 (www.oaib.gov.tr) Kaynaklar: 3065 sayılı KDV Kanunu ve ilgili genel tebliğler 06.06.2006 tarih ve 26190 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan İhracat Yönetmeliği ve İlgili ihracat tebliğleri 12.07.2008 tarih ve 26934 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanan, İhracat Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

Maliye Bakanlığından:

            KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ

Bu Tebliğin konusunu, 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun[1]ilgili maddeleri ile 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun[2] geçici 16 ncı ve4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun[3] 120 nci maddelerinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiler çerçevesinde bu ve diğer Kanunlarda yapılan düzenlemeler ile 3065 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar oluşturmaktadır

http://www.gib.gov.tr/fileadmin/user_upload/Tebligler/KDV/kdv_genteb.htm




TÜM SORULAR

Ceyhun Atuf Kansu Cad. No: 120 Balgat / Çankaya ANKARA

+90 (312) 447 27 40 / +90 (533) 039 95 96 (Mesai saatleri dışında)

info@oaib.org.tr

+90 (312) 446 96 05